KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/40903 E., 2017/5523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 20/06/2010 tarihinde devre mülk satış sözleşmesi imzaladığını, devre mülkün tesliminin yapılmadığını belirterek 20.06.2010 tarihli devremülk sözleşmesinin iptalini, ödediği 12.000 TL bedelin iadesini ve sözleşmede belirtilen tarihte devremülkün teslim edilmemesi nedeniyle 5.500 TL cezai şartın tazminini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 053515 numaralı sözleşmenin iptaline, davacının ödemiş olduğu toplam 12.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, karar verilmiş; hükmün davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, devremülk sözleşmesinin iptali, ödenen bedelin iadesi ve sözleşmede belirtilen sürede devremülkün teslim edilmemesi nedeniyle cezai şartın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, davacı tarafından talep edilen 5.500 TL cezai şart talebi reddedilmiştir. Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ve mahkemece davalı yararına reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davada reddedilen 5.500 TL ceza şart talebine yönelik ... gereğince davalı vekili lehine 900 TL maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/40903, K. 2017/5523, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama