KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41074 E., 2016/2493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını bu kredi nedeniyle dosya masrafı vb. isimler adı altında 3.800,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan bu kesintinin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazının reddi gerekir.
2-Davacı, kredi nedeniyle haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek 3.800,00 TL’nin kesinti tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne 3.800,00 TL’nin kesinti tarihi olan 06.03.2008 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar vermiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, dava konusu miktarın ödenmesi için dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edememiştir. Bu itibarla hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur.
O halde mahkemece hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41074, K. 2016/2493, 2 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama