KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41329 E., 2017/4765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile boşanma davalarının devam ettiğini, evlilik birliği içerisinde iken 1/2 paya sahip oldukları bir taşınmazlarını satarak yenisini aldıklarını, bu taşınmazda da 1/2 pay sahibi olarak tapuya tescil ettirdiklerini, yeni alınan taşınmaz daha yüksek bedelli olduğundan kendisine düşen yarı payı davalıya elden verdiğini, davalının ticaretle uğraştığı için yeni aldıkları taşınmazın tamamı üzerinden ihtiyaçlarından daha fazla kredi çektiğini, kendisinin de bu krediye kefil olduğunu,boşanma davasını açınca geriye kalan 9 taksitin bankanın bildirimi ile kendisinin ödediğini,oysaki zaten kendine düşen bedeli taşınmazın alımı sırasında elden ödediğini ileri sürerek fazla ödediği 9 taksitin toplamı olan 37.715 TL yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir..
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının ödemekle yükümlü olup kendisinin ödediği kredi taksitlerinden kaynaklı alacaklı olduğunu iddia ederek eldeki davayı açtığına göre taraflar arasında kefalet sözleşme ilişkisi bulunmakta olup, bu sözleşme Borçlar Kanunu kapsamında bir sözleşmedir. Hal böyle olunca da davaya Aile Mahkemesinde değil, genel mahkemede bakılması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece davaya bakma görevinin genel Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41329, K. 2017/4765, 19 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama