KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41478 E., 2018/3244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile kardeş olduğunu, babalarından kalan miras payının satışı için kardeşine vekaletname verdiğini, satıştan gelecek para için bono düzenlendiğini, senet borcunun ödenmesi talebiyle takip başlattığını, takibe yapılan itirazın iptaline ve % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, senet düzenleme bilgisinin eksikliğinden dolayı senedin tüm unsurları ile doldurulmadığını belirtmiştir.
Davalı, bononun tanzim tarihinin tediye tarihinden sonra olamayacağını belirterek davanın reddini dilemiş; mahkemece, bononun zorunlu unsurlarında eksiklik olması nedeniyle bono vasfı taşımadığı, yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğu, ispat yükümlülüğünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafça icra dosyası haricinde başkaca delil ibraz edilmediği, ayrıca davacı tarafın yemin deliline de başvurmayacağını bildirmesi nedeniyle davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ise de;
davanın dayanağı, vekilin yaptığı işler sebebi ile hesap vermesi temel ilişkisine dayanmakta olup, davalı tarafından, bu ilişki sebebi ile bir bono verildiği, bononun zorunlu unsurlarındaki eksiklik sebebi ile kambiyo senedi vasfını yitirmekle birlikte adi senet vasfını kazandığı, adi senetteki imzanın davalı tarafından inkar edilmemesi karşısında, senette yer alan miktar yönünden de borçlu olmadığının ispat edilmesi gerektiği, böylece davada, ispat yükü davalıda bulunmasına rağmen ispat yükü ters çevrilerek davacıya yönlendirilmesi neticesinde yargılama yapılıp, mevcut davanın reddi sonucuna ulaşılması usul ve kanuna aykırıdır.
Bu durumda, ispat yükünün, davalıda olduğu dikkate alınarak davalının delilleri değerlendirilip usulüne uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41478, K. 2018/3244, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama