İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41491 K.2018/4364

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2015/41491Karar2018/4364Tarih10 Nisan 2018Okuma5 dk · 998 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2015/41491 E., 2018/4364 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Nisan 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davacıların çocuğu Alperen'in evde düşme sonrası bacağında kırık oluştuğunu ve davalı hastanede gerekli tedavi sürecine başlanıldığını, bacağın alçıya alındığını, daha sonra bekleme süresi sonunda davalı hastane doktorunun talimatı ile alçının alınması işleminin bir hemşire tarafından yerine getirildiğini, bu iş için bir elektrikli testere kullanıldığını, ancak bu alçı kesimi esnasında çocuğun bacağının 20 farklı yerinden kesilerek yaralandığını, olaydan 10 ay sonra dahi yara izlerinin mevcut olduğunu,

bu yaşananlar nedeniyle ..... 'in fiziksel bir çok acı yanında hem küçüğün hem de ailesinin psikolojik anlamda da elem ve üzüntü çektiklerini ileri sürerek, davacı ... için 25.000,00.-TL, ... için 25.000,00.-TL manevi, .... için 10.000,00.-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000,00.-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı, davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Adli Tıp Raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacıların eldeki dava ile, ...'in tedavisi sonrası bacağında bulunan alçının testere ile çıkarılması esnasında oluşan kesiler nedeniyle tüm ailenin uğramış olduğu manevi zararın karşılanması talebidir.

Mahkemece, yargılama esnasında aldırılan 13.08.2014 tarihli Adli Tıp Raporunda; “..bu durumun alçı çıkarılmasına bağlı komplikasyon olduğunun tıpta kabul edildiği”, buna göre “alçıyı çıkaran görevlinin alçı teknisyeni veya doktor olması veya diplomalı hemşire olması ayrıca alçı motorunda koruma aparatının olması durumlarında da böyle bir durumun oluşabileceği göz önüne alındığında doktor, hemşire ve görevli diğer personel ile ilgili hastaneye atf-ı kabil kusur olmadığı oy birliği ile ek mütalaa olunur” denilmiş; mahkemece de bu mütalaa uygun görülerek davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Bir davada, dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK.76. maddesi gereği doğrudan hakimin görevidir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayanılmıştır. (818 s. BK.

386-390) Vekil vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur.

(BK.321/1 md.) O nedenle hekimin ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Vekil, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlar da, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmak ve en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, BK.nun 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Mahkemece, alınan Adli Tıp Raporunda yapılan işlemin tıbbi kurallara uygun olduğu mütalaa edilmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu, gelişen durumun bir komplikasyon olduğunu, neticeten davalıların uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğunu belirtmiş ise de, yine aynı raporun sonuç bölümünde alçı yapılırken altına gelecek şekilde hekimin tecrübesi ve ekstremitede şişme olup olmamasına göre, kırık ekstremitede oluşabilecek aşırı baskının önüne geçilebilmesi ayrıca damar ve sinirin alçı altında yumuşak dokulardaki şişmeye bağlı olarak muhtemel bir zararar uğramasından kaçınmak amacıyla bir kaç kat alçı pamuğu sarıldığı, daha sonra alçı uygulandığı, bu durumun genel alçı uygulaması olduğu,

çoğu zaman çocukların alçılı oldukları süre içinde, alçı pamuklarını parmakları ile çekerek alçının altını boşaltabildikleri veya terlemeye bağlı olarak alçı altında ciltte oluşan kaşınmayı gidermek gayesiyle yapılan hareketlerle alçı altındaki pamuğun kayabileceği, alçıyı çıkaran görevlinin bu durumu bilemeyeceği, vibrasyonla titreşerek çalışan alçı motor ağzının alçının çıkarılması esnasında sertleşen alçıyı ayırırken ufak osilatif hareketlerle ısındığı, alçı altında pamuğun yer değiştirdiği durumlarda ısınan alçı motoru ağzının termal etkisi ile ciltte çizik ve hafif yanıklar oluştuğunun literatürde bildirildiği,

bütün özene rağmen kasıt olmaksızın alçı motor ağzının cilde çok yakın gitmesi ve yaklaşmasının işlemin tabi sonucu olduğu, bu durumda da yüzeyel çizikler meydana gelebileceği ve ısınan motor ağzının yüzeyel hafif yanıklara sebebiyet verebileceği ancak alçı çıkarıldıktan sonra bu durumun farkına varılabildiği, bilgisi verilmiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan raporda davacının onamının alınarak, bu hususta bilgilendirilip bilgilendirilmediği bilgisi verilmediği gibi, özellikle küçük çocuklarda öngörülebilir nitelikte olan bu tespitlerin tedavi sırasında özen yükümlülüğü altında olan sağlık hizmeti sunucuları tarafından yükümlülük altında bulundukları özen borcu gereğince neden öngörülerek gerekli önlemin alınmadığı, alçının çıkarılması esnasında acısı nedeniyle işleme tepki veren küçüğün bu tepkisinin doğru değerlendirilerek kullanılan alette bu tip bir ısınma oluştuğu tespit edilerek sonuçtan sakınılmadığı hususlarının somut ve gerekçeli şekilde belirtilmediği,

bu konuda yukarıda açıklanan ilkeler ışığında özen gösterilip gösterilmediği, yapılması gerekenle, yapılanın uyuşup uyuşmadığı açıklamalarına yer verilmemiştir. Bu nedenle rapor yetersiz olup, hükme dayanak yapılamaz.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece yapılması gereken iş, Üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından seçilecek, konularında uzman bilirkişilerden oluşacak bir kurul aracılığı ile, dosyadaki tedavi evrakları ve kayıtlar, taraf savunmaları, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu olayda meydana gelen alçının kesilerek çıkarılması esnasında istenmeden oluşan kesik ve yanığa sebep olma durumunun bir komplikasyon mu yoksa bir hata mı olduğu, bir komplikasyon ise davacının bu husustaki onamının alınıp alınmadığı, ayrıca aydınlatmanın yeterli olup olmadığı ve bu husustaki ispat külfetinin davalı yanda olduğu kabul edilerek,

bu konuyla ilgili delilleri de toplamak suretiyle tıbbi kurallara göre olayda işlemi yapan sağlık hizmeti çalışanı ve hastaneye kusur izafe edilip edilmeyeceğini gösteren açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar vermektir. Eksik inceleme ve mevcut delileri değerlendirmede yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davacıların temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41491, K. 2018/4364, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/41491
Karar No
2018/4364
Tarih
10 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41492 K.2018/4112
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41493 K.2018/5085
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41499 K.2018/4746
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41501 K.2018/4578
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41506 K.2018/4242
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41507 K.2018/4512

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.