KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41590 E., 2018/3999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal-misliyle değişim davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Oto Paz. A.Ş.’nin yetkili bayisi olan diğer davalı şirketten 22.12.2011 tarihinde satın aldığı aracı satmak istediği zaman kontrol amaçlı yetkili bayiye ait servise götürdüğünde yapılan inceleme sonucu tavanda boya izlerinin olduğu ve aracın değişik bölgelerindeki boya kalınlıklarının farklı olduğunun bildirildiğini, farklı servislerde yapılan incelemelerde de aynı durumun mevcut olduğunun beyan edildiğini, her iki davalıya araçtaki mevcut ayıp bildirilmesine rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, ayıplı olan aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aracın ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı .... Oto. Sig. Ara. Hiz. San. Tic. A.Ş.'den satın aldığı aracın tavanında boya izlerinin olduğunu ve değişik bölgelerindeki boya kalınlıklarının farklılık gösterdiğinden ayıplı olduğunu ileri sürerek, davaya konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalılar, araçta ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda, bilirkişilerce, özellikle aracın tavan bölgesindeki boyaların florasan ışığı altında yapılan incelemede diğer bölgelere göre farklılık arzettiği belirtilmiş olup, bu hususun fabrika hatasından kaynaklandığı belirtilmiş, mahkemece de bu husus kabul edilmiş ancak taleple bağlı kalınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davalılar ise bu hususu temyiz konusu yapmamıştır.
Hal böyle olunca, ayıp hususu taraflarca kabul edilmiş olup, bu husus kesinleştiğine göre mahkemece, Medeni Kanun’un 2. maddesi ve çoğun içerisinde azın da olacağı da kabul edilerek bedel indirimine hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41590, K. 2018/3999, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama