KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41702 E., 2018/5135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/143 Esas sayılı izaley-i şuyu davasında davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, esas dava ile birlikte 4 tane veraset belgesi çıkardığını, satış noktasına kadar emeğinin devam ettiğini, davalı tarafından haksız azledildiğini belirterek fazlaya dair hakkının saklı kalmak kaydıyla 11.700,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı avukat ile 3.000,00 TL'ye anlaştığını ve bu bedelin 1.500,00 TL'sini peşin, bakiye 1.500,00 TL'sini PTT üzerinden ödediğini, azilde haklı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.220,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının vekili olarak ortaklığın giderilmesi davası ve veraset belgesi alınması işlemlerini yürüttüğünü ancak haksız olarak azledildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 11.700,00 TL vekalet ücreti alacağının tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı 3.000,00 TL bedel üzerinden anlaştıklarını 1.500,00 TL peşin ve bakiye kalan 1.500,00 TL PTT aracılığıyla ödediğini beyan ederek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı avukat ile davalı arasında vekalet ücreti konusunda yazılı sözleşme bulunmadığından takip edilen davalar yönünden avukata ödenecek ücretin tespiti, Avukatlık Kanunu hükümlerine göre yapılmalıdır. Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinde, taraflar arasında bir ücret sözleşmesinin bulunmaması durumunda, değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Ortaklığın giderilmesi davası ve veraset ilamı alınmasına ilişkin dava, değeri para ile ölçülebilen dava ve iş türlerinden değildir. Bu durumda davacının isteyebileceği akdi vekalet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde düzenlenen maktu vekalet ücreti kadardır.
O halde mahkemece, davalının anlaştıklarını iddia ettiği 3.000,00 TL ücret de dikkate alınarak hizmetin verildiği tarihteki (ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı tarihteki) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan maktu vekalet ücreti üzerinden hesaplama yapılması hususu değerlendirilerek davacının talep edebileceği vekalet ücretinin miktarı yönünden yeniden rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41702, K. 2018/5135, 26 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama