KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41908 E., 2018/6156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının faturaya dayalı 38.058,71 asıl alacak ile 2.246,00 TL'den oluşan ilamsız takip yaptığını, itiraz edilmeksizin takibin kesinleştiği, takipte belirtilen işlemiş faiz hesabının ve toplam miktara avans faiz istenmesinin hatalı olduğunu, işlemiş faizin fatura tarihinden 75 gün sonra muaccel olacağını, faizin ise takip tarihinden yasal olması gerektiğini, idarenin bu anlattığı ilkelere uygun olarak ana para ve faizi ödediğini, buna rağmen alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce 22.2.2012 tarihinde 3.561,03 TL borç kaldığının ihtar edildiğini, borç ödenip borcu kalmadığından bakiye miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın Kabulü ile, davacının ... 31. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3215 sayılı dosyalasında yürütülen takip nedeniyle davalı tarafa bakiye borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, icra dosyasında bakiye borç olarak belirtilen tutar yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya üzerinde yapılan incelemede icra dosyasında bildirilen bakiye borç miktarının 3.561,03 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu miktar aynı zamanda davanın değeridir. Mahkemece, bu miktar üzerinden vekalet ücreti ve harç hesaplanması gerekirken ihtilaf konusu olmayan ve ödenen anaparada dahil edilmek suretiyle belirlenen tutar üzerinden davalı aleyhine vekelet ücretine ve harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41908, K. 2018/6156, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama