KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41969 E., 2016/11831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacılardan Ali'ye ait taşınmaza davalı belediyece 18. Madde uygulaması yapıldığını, Ali'ye ait tapulu taşınmazdan kamuya tahsis edilen alanlar alındıktan sonra geriye kalan kısım için parselasyon işlemi yapıldığını, yasaya aykırı olarak yapılan işlem hakkında İdare Mahkemesine açılan dava sonucu işlemin iptal edildiğini, parselasyon işlemi yapılarak belediye adına tespiti yapılan parsellerin belediyece ihale ile satışa çıkarıldığını,
yasal olmayan bu işlemden dolayı taşınmazların 3. kişilerin eline geçmemesi için Ali'nin oğlu diğer davacı ...'nın taşınmazların belediyece satışa çıkarıldığı ihaleye katılarak 57.686,23TL masraf yapmak suretiyle kendi yerlerini geri aldığını, yasal olmayan ve iptal olan bu işlemden dolayı ödenen meblağın 22/06/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalının yasal olmayan işlemi neticesinde geçersiz satış nedeniyle yapılan masrafların tahsiline ilişkin olup, mahkeme de, davaya konu taşınmazların satımına ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğunu, parselasyon işlemi iptal edildiğinden satış işlemleri de geçersiz olduğundan davacının davalı idareye ihale bedeli olarak ödediği bedel, ihale, tapu harç ve masraflarını talep edebileceği benimsemek suretiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Ancak dosya kapsamı incelendiğinde, davalı belediyeden ihale ile bedel ödeyerek taşınmaz alan davacı ...'dır. Bu durumda, işlemlerin geçersiz olması nedeniyle, yaptığı masrafları isteyebilecek olan kişi de Mustafa'dır. O halde, davacılardan Ali'nin aktif husumeti bulunmazken, her iki davacı yönünden esastan hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41969, K. 2016/11831, 28 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama