KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41993 E., 2017/12591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Vasi ..., kısıtlı ...’nun davalı banka ile 2005 yılında bireysel kredi sözleşmesi imzaladığını ancak ...’ın ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/353-433 E.K. Sayılı ilamı ile kısıtlandığını, fiil ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek, sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesini istemiş, yargılama esnasında kısıtlı ...’nun vefatı nedeni ile mirasçılarının davaya dahili sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur. Davalı banka; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyanın incelenmesinde, Davacılardan ...'nun, yargılama sırasında öldüğü anlaşılmaktadır. Buna rağmen adı geçen davacının, mirasçılarının davaya katılımı sağlanmadan, yargılamaya devamla karar verilmiştir. Dava devam ederken taraflardan birisinin ölmesi durumunda, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (TMK m. 28/1).Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında gözönünde bulundurulması gerekir.
Şu halde, mahkemece, yargılama esnasında vefat eden davacı ...'nun, mirasçılık belgesi getirtilerek tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak bu suretle taraf teşkilinin tamamlanması gerekir. Taraf teşkili tam olarak yerine getirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili tam olarak sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41993, K. 2017/12591, 18 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama