KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/42532 E., 2018/3665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki icra takibine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında 24/05/2012 tarihli düzenleme şeklinde inşaat yapım sözleşmesi olduğunu, yapılan sözleşme gereğince, sözleşmede belirtilen şart ve vasıflarda bir inşaat yapıldığını, bu sözleşme gereğince davalı borçlunun inşaat yapımı karşılığında 155.000,00 TL (KDV dahil) ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak bakiye 27.900,00 TL'nin ödenmediğini, icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tüm borcunu ödediğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyetli olması nedeniyle % 20 tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, davalının % 20 tazminat talebi olduğundan ve davacının kötü niyetli bulunması sebebiyle asıl alacağın (27.900,00 TL) % 20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edimiştir.
Davacı, eldeki davada, davalı taraf ile arasındaki düzenleme şeklinde inşaat yapım sözleşmesi gereğince davalının ödemesi gereken 155.000,00 TL'nin bakiye 27.900,00 TL'sinin ödenmediğini ileri sürerek, takibe koyduğu bakiye bedel yönünden itirazın iptalini istemiş; mahkemece ise, davaya dayanak icra dosyasında, borcun sebebinin 04.02.2013 tarihli faturadaki KDV alacağı olduğunun belirtildiği, icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ise borcun sebebi değiştirilerek asıl alacağın tam olarak tahsil edilememesinden kaynaklı alacak talebine dayanılması,
bu şekilde takipteki talebin değiştirilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, icra takibine konu ödeme emri incelendiğinde, takibe konulan 27.900,00 TL asıl alacağın dayanağının 04.02.2013 tarihli fatura olduğu belirtilmiş ancak KDV alacağı olduğu belirtilmemiştir.
O halde, takibe konu alacağın KDV alacağı olduğu açıkça belirtilmediğinden, dava sırasında iddia olunan bakiye alacak talebinden farklı bir talep olduğu sonucu çıkarılamayacağına göre, açıklanan husus gözardı edilerek, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/42532, K. 2018/3665, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama