KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/42632 E., 2018/6145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri ... ile davalıların murisleri ...'in kardeş olduğunu, ...’in 917 parselin maliki, ...’in ise 918 parselin maliki olduğunu, her iki parselin birbirine sınır olduğunu, ...’in 917 parselde ev yaptırdığını, evin bir kısmının 918 parsele taştığını, bu nedenle ... tarafından ...'e yönelik açılan meni müdahale davasında davanın kabulüne karar verildiğini, ancak bu durumda ...'in evinin tamamen yıkılması durumunun ortaya çıktığını, bu nedenle ... ve ...'in aralarında sözleşme imzalayarak,
...'in taşan kısmı 6.000,00 TL karşılığında ...'in kullanımına bıraktığını ve mirasçılarının da bu sözleşme ile bağlı olduğunu kabul ettiğini, aksine bir durumda bir misli cezai ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ... öldükten sonra davalıların 918 parseli 3.5.2012 tarihinde dava dışı şahsa sattığını, bu şekilde davacıların 918 parselde fiilen kullandıkları kısımda mütecaviz durumuna geldiklerini ileri sürerek; sözleşme gereği ödenen 6.000,00 TL ile 6.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini dilemiş, diğerleri cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde davalılar murisi tarafından davacılar murisi ehine irtifak hakkı tesis edildiği anlaşılmaktadır. Medeni Kanunun 781. maddesinde “İrtifak hakkının kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmesine bağlıdır.” düzenlemesi mevcut olup, davaya konu irtifak hakkı tesisine ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir.
Bununla birlikte cezai şart, asıl borca ilişkin fer’i haklardan olup, geçerli olmayan sözleşmede düzenlenmiş olan cezai şart da geçersizdir. Taraflar geçersiz sözleşme nedeniyle, ancak verdiklerini haksız iktisap kuralları uyarınca geri isteyebilirler.
Bu itibarla davacıların geçersiz sözleşme nedeniyle cezai şart talep edemeyeceği göz ardı edilerek, cezai şart talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/42632, K. 2018/6145, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama