KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/448 E., 2016/1134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... A.Ş vekili avukat ... geldi. Temyiz eden davacı taraftan gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı taşınmaz üzerinde bu kişinin kullandığı konut kredisi nedeniyle ipotek bulunduğunu, kredi borcunun tümüyle ödenmesine rağmen davalı bankanın başka alacakları gerekçe göstererek ipoteği kaldırmadığını ileri sürerek ipoteğin hükmen fekkini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz. Somut olayda temelde tüketiciye kullandırılan konut kredisine dayanan uyuşmazlığın, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Kanun çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece verilecek bir ara karar ile davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada geçilememiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/448, K. 2016/1134, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama