KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/4699 E., 2015/4012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı banka tarafından dosya masrafı adı altında 2.715,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan bu kesintinin tahsiline karar verilmesini istemiş ve davacı vekili 15.09.2014 havale tarihli dilekçesiyle kesinti tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, yapılan kesintinin sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olduğunu ve iddia ve savunmanın genişletilmesine muvafakatı olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.042,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davada davanın açılması ile faiz talep edilmemişse de davacı vekilinin 15.09.2014 havale tarihli dilekçesiyle faiz talep ettiği, bu durumda mahkemece faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Faiz başlangıcı ise, Borçlar Kanunun m.117 gereğince davalının temerrüde düşürülmesinden itibaren olacağı, dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyada bilgi ve belgeye bulunmadığı anlaşıldığından davanın açılması ile davalı temerrüde düştüğünden dava tarihinden itibaren davalı aleyhine faize hükmedilmelidir. Davalı için kredi temini ticari iş mahiyetinde olduğundan avans faize hükmedilmesi gerekir. Bu sebeple davalı aleyhine dava tarihinden itibaren avans faize hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/4699, K. 2015/4012, 12 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama