KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/5201 E., 2015/4712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka şubesinden konut kredisi kullandığını, konut kredisinin alınması sırasında davalı bankaca tahsis ücreti, ekspertiz ücreti ve yapılandırma sırasında yeniden yapılandırma şube komisyonu adı altında toplam 1.842,89 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek haksız şekilde alınan toplam 1.842,89 TL.'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilirkişi raporu alındıktan sonra davasını 2.492,89 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Davanın kabulü ile, 2.492,89 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 1.842,89 TL’nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında verdiği dilekçe ile talebini 2.492,89 TL olarak arttırmıştır. Davacı ıslah ettiği miktar için ıslah tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü kanıtlayamadığına göre, kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/5201, K. 2015/4712, 17 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama