KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/10322 E., 2019/5634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile muhasebe sözleşmesi imzaladığını, aynı zamanda da davalı şirketin denetçisi olduğunu, denetçi olduğuna dair ilanın ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, şirketin hem muhasebe hem denetçilik işlerini görmesine rağmen ücretinin ödenmediğini, alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptaline, takibin devamı ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olayda uyuşmazlık, muhasebe hizmet sözleşmesi bedeli ile Anonim Şirket denetçilik ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 397-406. maddeleri arasında Anonim şirketin denetimi hususu ve denetçilik düzenlenmiştir.Bu durumda taraflar arasındaki davanın ticari dava olduğu açıktır. Hal böyle olunca, davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
O halde, mahkemece, davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/10322, K. 2019/5634, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama