KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/10602 E., 2018/12558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, oğulları olan ...’in 26.11.1997 tarihinde vefat ettiğini ve geriye mirasçı olarak sadece kendilerinin kaldığını, davalı tarafından murisin kapatılan ... A.Ş.’den 26.06.1997 tarihinde çektiği iddia edilen tüketici kredisinin ödenmediği iddiasına dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, borcun murise ait olup olmadığının belirli olmadığını, muris vefat ettiğinde geriye herhangi bir mal, hak ve alacak bırakmadığını, bir çok borcu bulunduğunu, yasal süresi içerisinde mirası reddettiklerini, kaldı ki terekesinin borca batık olması nedeniyle TMK.’nun 605/2. maddesi gereğince mirasın reddedilmiş sayılacaklarını ileri sürerek, başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, murisin ödemeden acz içinde olduğunun mevcut ... belgeleri karşısında belirli olması karşısında mirası reddetmiş sayılacakları kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, murisi oğullarının kullandığı ... borcuna istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle murisin mirasının borca batık olduğunu, mirasını reddettiklerini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen terekenin borca batık olup olmadığı dolayısıyla mirasın reddedilip edilmediği hususunda bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle karar verilmiştir. Mahkemece, değinilen bu husus gözardı edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/10602, K. 2018/12558, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama