KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/1083 E., 2016/8798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Davacı, davalının 09.12.2009 tarihinde değeri 2.000.000.00 TL olan bir gayrimenkulü kendisinin aracılığı ile satın aldığı, aralarında komisyon sözleşmesi gereği taşınmazın satış değerinin % 3'ü oranında komisyon ödemesi gerektiği, ancak 60.000.00 TL komisyon bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2010/10114 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı borçlununhaksız itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de mahkemece davacının bu konudaki talebinin reddine karar verilmiştir. İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece bu kalem istemin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/1083, K. 2016/8798, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama