KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/10906 E., 2018/5609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından 333 kalem ilaç alımına ilişkin yapılan ihale sonucu imzalanan sözleşme gereğince ilaçları teslim edildiği halde bir kısım teslimatın geç yapıldığı gerekçesi ile sözleşmenin 34.2. maddesine göre gecikme cezası uygulandığını, herhangi bir gecikme olmadığı, olsa bile uygulamanın eksik ve yanlış uygulandığını ileri sürerek 24.502,30 TL gecikme cezasının 28.11.2011 tarihinden itibarenişleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanını reddine dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 24.479,29 TL'nin 28.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir.
2-2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3708 Sayılı Yasa ile değişik 56/b maddesi delaletiyle 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca üniversiteler harçtan muaftır. Açıklanan kanun hükmü nedeniyle davalı üniversiteden harç alınması olanaksızdır. Buna göre, davalının harçtan muaf tutulması gerekirken, bakiye harcın ve davacı tarafından yatırılan harçların da davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/10906, K. 2018/5609, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama