KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/11008 E., 2018/12485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile aralarında 26.09.2013 tarihinde gayrimenkul aracılık sözleşmesi yapıldığını, buna istinaden sözleşme konusu taşınmazın 130.000,00 TL bedel karşılığında satılması konusunda anlaştıklarını, taşınmazın satışı için gerekli işlemlere başlandığını, bu amaçla gazeteye ilan verildiğini, davalıların sözleşme süresi içerisinde taşınmazı kendisinin aracılığı ve onayı olmaksızın sattığını, söz konusu sözleşme uyarınca davalıların kabul ve taahhütlerini ihlal ederek sözleşmeye aykırı davrandıklarını, sözleşmeye istinaden cezai şart talep etme haklarının doğduğunu,
bu kapsamda sözleşmede satış bedeli olarak kararlaştırılan 130.000,00 TL'nin %6+KDV'nin yani 9.202,00 TL'nin ödenmesi amacıyla davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiklerini ve bu itiraz ile birlikte takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar; davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği sözleşme maddelerindeki hususların doğru olduğunu ancak söz konusu sözleşmenin tarafların ortak iradeleri ile şifahi olarak iptal edildiğini, taşınmazın satışı hususunda davacının herhangi bir hizmet veya emek sarf etmediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Açılan dava simsarlık sözleşmesinden doğan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 9.202,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 182. maddesi hükmünce hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Bu hükmün hakim tarafından resen gözetilmesi gerekir.
Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir.
Mahkemece, bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/11008, K. 2018/12485, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama