KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/11090 E., 2019/4979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2019
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
..... Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin inşaa ettiği binadan 9 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, binanın ruhsata aykırı olarak yapıldığını ve belediyece yıkım kararı alındığını, satılan malın bu nedenle ayıplı olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalarak 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini 31/12/2014 tarihinde 64.317,12 TL ye ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 48.000,00 TL nin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, bu miktarın 10.000,00 TL lik kısmına dava (12/11/2013) tarihinden itibaren, 38.000,00 TL'lik kısmına (31/12/2014) ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu .... 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan ikinci bodrum kat, 9 bağımsız bölüm numaralı garaj vasfındaki taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı alıcı-tüketici ile davalı satıcı şirket arasında daire alım-satımına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürülükte olan 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece, tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
......
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/11090, K. 2019/4979, 16 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama