KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/11112 E., 2018/11082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, domates yetiştiricisi olduğunu, davalıya 08.09.2013 tarihinde 5920 kg, 15.09.2013 tarihinde 10.960 kg, 29.09.2013 tarihinde 1020 kg ve yine aynı tarihte 2000 kg domates sattığını, bu alışverişe ilişkin kantar fişleri bulunduğunu, davalının malları ... plakalı araç ile aldığını ve bu aracın davalıya ait olduğunu, davalının satın aldığı domateslerin bedelini ödemediğinden davalı hakkında başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesi istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında herhangi bir alışveriş olmadığını, davacının dayandığı kantar fişlerinin alacağını ispata yeterli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile davalıya sattığı domates bedellerinin ödenmemesi nedeni ile kantar fişlerine dayalı olarak davalı hakkında başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, akdi ilişkiyi inkar etmiş. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203/1-b maddesinde senetle ispat kuralının istisnaları arasında “İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler” de belirtilmiştir.
Belirtilen istisnai kanun hükmü Mahkemece nazara alınarak, işlemin niteliği itibariyle yörede yapılan domates satışlarının senede bağlanıp bağlanmadığı hususunda, Ticaret Odası başkanlığı, İl/ilçe Tarım Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı gibi ilgili resmi makamlara yazı yazılarak, gelecek cevabi yazılara göre bu hususta bir teamül oluşup oluşmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/11112, K. 2018/11082, 22 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama