KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/11797 E., 2017/10582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ...avukatınca duruşmalı, davalı ... Yapı Ltd. Şti. avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ...vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ün gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... şirketinden 17 nolu parselde inşaa edilen flora residence projesinden 292 nolu daireyi 23.3.2006 tarihli sözleşme ile satın aldığını, davalı ... şirketinin inşaat ile ilgili tüm yükümlülükleri diğer davalı şirkete devir edince dairenin 30.12.2009 tarihinde teslim edileceğine ilişkin davalıların taahhütte bulunduklarını ancak dairenin sözleşmede vaad edilen sürede teslim edilmediğini ve bundan dolayı kira kaybı zararının oluştuğunu, bunun yanı sıra daire içinde ve ortak alanlarda da bir çok ayıp ve eksiklik bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL gecikme tazminatı, eksik ve hatalı işler nedeniyle de 5000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 10.000,00 TL nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ayıplı ve kusurlu bir imalatın bulunmadığını, teslime ilişkin bir taahhüdün de olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 1.800 TL. ayıplı işler bedelinin tesbit davası tarihi 17.4.2012 tarihinden, geç teslim nedeni ile kira kaybından 5.000 TL.nin tesbit tarihi 17.4.2012 tarihinden 46.750 TL.nin de ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla toplam 10.000,00 TL talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebini yükseltmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesine göre muaccel hale gelen bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Davacının davalıya gönderdiği ihtarda ve tesbit raporunda ödenmesi istenen herhangi bir bedel bulunmadığından dava konusu edilen alacaklar yönünden davalı tarafın temerrüde düştüğünün kabulüne olanak yoktur.
Bu durumda, davalı tarafın kabul edilen toplam alacak kalemlerinden 1.800,00 ve 5.000,00 TL yönünden dava tarihinden, 46.750,00 TL yönünden ıslah tarihi olan 15.4.2015 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, bu durum göz ardı edilerek mahkemece herhangi bir bedel belirlemesi içermeyen tesbit tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK'nın 370. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/11797, K. 2017/10582, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama