KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/12775 E., 2016/23459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... şirketi ile adi şirket kurduklarını, kurdukları bu ortaklık ile davalı kurum arasında temizlik hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, kurumun yaptığı takip ile 5510 sayılı Kanun gereğince devletçe karşılanması gereken %5 lik primin geri iadesini istediğini, bu iade isteminin yaaya aykırı olduğunu,dava dışı ortağının icra tehditi altında faizi ile birlikte 46.262,00.-TL ödediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla dava dışı ortağının ödediği bedelin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içinde bulunan ve dava konusu uyuşmazlığa ait olan sözleşmenin incelenmesinde davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şirketinin iş ortaklığı kurarak birlikte ihaleye iştirak ettikleri ve sözleşmeyi de davacı şirket ile dava dışı ... Ltd.Şti.nin birlikte imzaladıkları anlaşılmaktadır. Bu husus taraflarında kabulünde olup ihtilafsızdır.
Adi ortaklıkla, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunludur.
Dava konusu olayda, dava konusu ihale davacı ve dava dışı şirket tarafından adi ortaklık kurularak alınmış olduğundan davacı yanında diğer ortak olan ... Ltd. Şirketinin de davada taraf olarak yer alması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, adi ortaklığı oluşturan tüm şirketlerin davaya katılımı sağlanmadan yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/12775, K. 2016/23459, 15 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama