KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/1292 E., 2017/6169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat Nezihe Hıdıroğlu'nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, müşterek hesapta bulunan paranın mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı tarafından 24.03.2010 tarihinde başka bir hesaba aktarıldığını ileri sürerek 90.000 USD nin hesabın kapatılma tarihi olan 24.03.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 88.344,85 USD nin 24/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek, davacıya verilmesine, fazla istenen miktarın reddine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesi ile müşterek hesapta bulunan paranın davalı tarafça başka bir hesaba aktarılması nedeniyle davalının payından fazla devrettiği paranın yasal faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 88.344,85 USD nin 24.03.2010 tarihinden itibaren, 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne varki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/1292, K. 2017/6169, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama