KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/13221 E., 2016/18426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 15/08/2012 tanzim tarihli "..." imzaladığını, 8.365,00-TL bedeli kredi çekerek ödediğini, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğunu, sözleşmenin geçersizliğinin ve borçlu olmadığının tespitine, 8.365,00-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap vermemiş; duruşmada davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, DAVANIN KABULÜNE, Taraflar arasında düzenlenen 15/08/2012 tarihli ve EM0114 Sayılı ... Devre Mülk Pay Vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunun TESPİTİNE, Bu sözleşme nedeniyle davacının 8.365,00 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, 8.365,00 TL nin 16/08/2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, devremülk satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığından sözleşmenin iptalini, borçlu olmadığının tespitini ve ödediği bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, dava konusu miktarların ödenmesi için dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur.
Mahkemece, hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK.nun 370. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13221, K. 2016/18426, 13 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama