KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/13424 E., 2018/4830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı üniversiteye ilaç ve sağlık malzemeleri satışı yapmasına rağmen cari hesaptan kaynaklanan 76.363,23 TL borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatılması üzerine davalının borcun 73.429,46 TL’nı ödeyerek bakiye kalan kısma itiraz ettiğini, takipten sonra da farklı tarihlerde yapılan ödemeler yaptığını ve toplamda 75.334,41 TL ödeme yaptığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi düzenlendiği ihtilafsız olup davacı şirket, satılan ürün bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı üniversite tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 30.1.2014 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerekyazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13424, K. 2018/4830, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama