KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/13572 E., 2019/4918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2019
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
......
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında 31/10/2013 tarihinde ilaç teminine ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereği günde ortalama 100 adet reçetede belirtilen ilaçları hak sahiplerine verdiğini, bu miktarda reçetenin sisteme yüklenmesi aşamasında aksaklıkların yaşanmasının doğal olduğunu, bu işlemler aşamasında birçok sebepten dolayı da sisteme reçete kaydedilip silindiğini, eczane tarafından sisteme reçete kaydedilip silinmesinin ......ile yapılan sözleşmeye aykırı olmadığını, ihtilafın reçetenin silinmesindeki amaç konusunda çıktığını, sözleşmenin 5.3.15 maddesine göre, muayene katılım payını tahsil etmemek amacıyla,
hastanın ilaç almasını engellemek amacıyla ilaç veriliş sürelerini ihlal amacıyla reçete kaydedip silinmesinin yasaklandığını, davacının reçete kaydedip silmesinin nedeninin medula sisteminin hastanın eczanede bulunduğu sırada ilacının verilmesi sonrasında sisteme girilen reçeteden muayene katılım payı çıkması ve çıkan payın hasta üzerinde kalması için reçetelerin silindiğini, bu şekilde hastanın bir daha eczaneye gelişinde her iki katılım payının tahsil edildiğini, davalı kurum tarafından reçete silme işlemi nedeniyle 24.000,00 TL tutarında idari para cezası uygulandığını belirterek,
24.000,00 TL'lik cezai şart ile uyarının sözleşmeye aykırı olduğunun tespit edilerek mahkemece bu talep reddilecek olursa cezai şartın indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflar tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde; davalı kurum .....yasada tanımlanan şekilde tüketici olmadığından ve dava konusu işlem de tüketici işlemi olmadığından eldeki davada 6502 sayılı yasanın uygulanması mümkün değildir. Hal böyle olunca, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinindir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde, mahkemece, davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13572, K. 2019/4918, 15 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama