KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/13847 E., 2019/2825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile kuzen olduklarını, miras paylarına sahip hisseli taşınmazların bulunduğunu, hissedarlar arasında pay temliki işlemlerinin yapıldığını, davalının 3392 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini satmak için teklifte bulunduğunu, ancak kendisinin taşınmazın bedelini hemen ödeyemeyeceğini belirttiğini, bunun üzerine aralarında senet tanzim edildiğini ancak sonrasında davalının hissesini devir etmediğini ve bu senede dayalı olarak davalının kendisinin aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nde 2014/12 takip numaralı icra takibi başlattığını belirterek; davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı, davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava, menfi tespit davasıdır. Davacının talebi üzerine mahkemece 13.10.2014 tarihli ara karar ile icradaki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş; karar infaz edilmiştir. İİK. 72 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı ile alacağına geç kavuşan davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davalının icra inkar tazminatı talebi yönünde hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13847, K. 2019/2825, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama