KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/14759 E., 2019/445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 22/12/2008 tarihi olan olay tarihinde, nişan merasimi olması sebebiyle davalılara iş yerine çikolata ve şeker almak için gittiğini, ikinci katta bulunduğu sırada merdiven korkuluklarının olmadığını farketmeyerek merdiven boşluğuna düştüğünü, düşme sonucu kalça kemiğinin çatladığını ve sağ bacağının kırıldığını, 4 ay ayağa kalkamadığını belirterek 4.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, alışveriş esnasında merdiven korkuluklarının olmadığını farketmeyerek düşmesi sonucu meydana gelen kırıklar nedeniyle, olay günü olan nişan merasimi iptal edildiğinden ve 4 ay çalışamadığından bahisle maddi manevi tazminat talebi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ... Capa, iş yerinde toptan satış yapıldığını, bu nedenle davacının iş yerine alışveriş için gelmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir.
Davalı ... ise, söz konusu iş yeri ile bir ortaklığının olmadığını belirtmiştir. Mahkemece, davacının polise verdiği imzalı beyanında, "Olay, benim ihmalim sonucunda meydana gelmiştir.
Hiç kimseden davacı ve şikayetçi değilim." şeklinde ifadede bulunması nedeniyle olaydaki kusur durumunun taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıktığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının, olay günü alışveriş gayesi ile davalılardan ...'ya ait iş yerinde bulunduğu sırada, yeterli güvenlik önlemi alınmayan merdivenlerden düşerek yaralandığı tartışmasız olduğu gibi, uygun bulunan bilirkişi raporuna göre de iş yeri sahibinin nitelikli kusurlu olduğu belirtilmekle,
davalı ...'nın olayda akit öncesi sorumluluğu bulunduğu halde tazminat şartları oluşmadığı gerekçesi ile hükümde belirtildiği şekilde karar verilmesi hatalıdır. O halde, taraf delilleri toplanarak tazminat kalemleri yönünden hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi kararı bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/14759, K. 2019/445, 22 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama