İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/14908 K.2019/12357

Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davada reddine, birleşen davada kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı…

Esas2016/14908Karar2019/12357Tarih11 Aralık 2019Okuma4 dk · 782 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/14908 E., 2019/12357 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-karşı davalı
... vekili avukat ...
Davalı-karşı davacı
... vekili avukat ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

782 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davada reddine, birleşen davada kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı-karşı davalı, alacağının sağlanması amacıyla Düzce 2.İcra Müdürlüğü’nün 2013/8 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, yapılan sözleşme gereği davalı borçlunun borcunun bakiye 8.950,00TL’sini ödemediğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı-karşı davacı; taşınmazın satış bedelinin 27.7.2012 tarihli resmi satış senedi ile birlikte karşı tarafa tamamen ödendiğini, resmi satışta da bedelin tamamen alındığının belirtildiğini savunarak asıl davanın reddini dilemiş, karşı davasında, davacının bağımsız bölümü 2012 yılı Ağustos ayı sonunda anahtar teslimi teslim etmesi gerekirken teslim etmediğini, kirada oturduğu için 16.9.2012 tarihinde şantiye halinde bulunan apartmana taşınmak zorunda kaldığını, halen bir çok eksiklik olduğunu, binanın çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmalarının tamamlanmadığını, oturma odasında kalitesiz malzeme kullanıldığını,

parkelerin düzgün yapılmadığını, pervaz ve duvar arasında boşluklar olduğunu, dairenin badana boyasının kaliteli olmadığını, banyoda tesisattaki sorun nedeniyle su sızdırdığını, yatak odasında rutubet olduğunu, balkon ve banyo zeminleri iyi yapılmadığından su giderinin düzgün su akışı yapmadığını ileri sürerek.

7.500,00 TL manevi tazminat ve belirsiz alacak olarak da 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 27.1.2016 tarihli dilekçesi ile maddi zarara ilişkin talebini 10.534,54 TL olarak artırmıştır.

Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 10.534,54TL alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Asıl davada davacı, davalıya 128.500,00 TL bedelle taşınmaz sattığını, davalının bakiye 8.950,00 TL’yi ödemediğinden bahisle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece, 01.05.2012 tarihli sözleşmenin adi senet hükmünde olduğu, 27.07.2012 tarihinde tapu sicil müdürlüğünde resmi şekil şartına uymak suretiyle dava konusu taşınmazın devrinin gerçekleştirildiği, resmi senidin aksine davacının bakiye alacağına ilişkin delil sunamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan 01/05/2012 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapılmıştır. Her ne kadar gayrimenkul satışına ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerekli ise de, dava konusu taşınmazın resmi şekilde tapuda 25/07/2012 tarihinde satışı gerçekleştiğinden ötürü, bahse konu imzalanan adi yazılı sözleşme ödeme konusunda geçerli hale gelmiştir.

01.05.2012 tarihli sözleşmede taşınmazın davalıya 128.500,00 TL bedelle satıldığı kararlaştırılmış olup, bedelin ödendiğini ispat yükü davalı taraftadır. Resmi satış senedinde satış bedeli 30.000,00 TL olarak gösterilmiş olup, resmi satış senedinde bedelin ödendiği yazılı ise de bu durum sadece 30.000,00 TL ödendiğine ilişkindir.

O halde mahkemece, adi yazılı senetteki taşınmaz satış bedeli dikkate alınarak bu bedelin ödendiğine ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğu gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle ispat yükü tersine çevrilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Karşı davada davacı; taşınmazda eksiklikler bulunduğundan bahisle maddi zararının giderilmesini istemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü hesaplanarak mahkemece sonuca gidilmiştir. Oysaki, davalı-karşı davacı karşı davasında uğramış olduğu maddi zararının giderilmesi talebinde bulunmuş, hangi seçimlik hakkını kullandığına ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır.

Dava tarihinde yürülükte bulunan 4077 sayılı Kanunun 4. maddesinde, malın ayıplı olması durumda tüketici tarafından kullanılabilecek seçimlik haklar düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Öğretide ve uygulamada da kabul edildiği üzere tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanması gerekmektedir. Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini, bir kez bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez. Çünkü, satıcı kayıtsız şartsız, bildirilen tercihi yerine getirmek zorundadır.

Bu nedenle tüketicinin seçim hakkı, bir kez kullanılmakla sona ermekte ve onun yerine tercih ettiği hak geçmektedir. Bu özelliği nedeniyle, tüketicinin seçimlik hakkının yenilik doğrucu (inşai) haklardan olduğunu söyleyebiliriz.

Ne var ki, mahkemece, karşı davacıya hangi seçimlik hakkını kullanacağı hususu açıklattırılmamıştır. O halde mahkemece, karşı davacının davasını neye hasrettiği açıklattırılıp, seçimlik hakkını ne şekilde kullandığı sorularak, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-Bozma nedenine göre davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 180,20 TL harcın davacı-karşı davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/14908, K. 2019/12357, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14908
Karar No
2019/12357
Tarih
11 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/14916 K.2019/9178
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/14919 K.2019/6764
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/14927 K.2019/6153
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/14930 K.2019/6572
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/14934 K.2019/9162
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/14935 K.2019/8761

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.