KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/15020 E., 2018/12590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca, davalı-Sağlık Bakanlığı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.02.2009 tarihinde ... Doğum ve Çocuk Hastanesi Baştabipliği'nin açmış olduğu akaryakıt ihalesinin uhdesinde kaldığını, sözleşmenin 15.maddesi ve şartnamenin 5.maddesinde, fiyat farklarının ödeneceği hükmü olmasına rağmen, davalının idari şartnameye dayanarak fiyat farkını ödemediğini, fiyat farkının ödenmemesinin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.771,23 TL alacağın, ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede ve şartnamede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 29.195,41 TL’nın 2.4.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiz oranıyla birlikte davalı kurumdan (T.C.Sağlık Bakanlığı) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizin 19.9.2013 tarih 2013/9392 e.-22092 k. sayılı ilamı ile onanmış, davacı tarafın karar düzeltme isteğinde bulunması üzerine Dairemizin 12.3.2014 tarih 2013/31807 e.- 2014/6951 k. sayılı ilamı davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında 27.2.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı, talebini 29.195, 41 TL olarak ıslah ettiğini ifade etmiş, mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ki, 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/15020, K. 2018/12590, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama