KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/15620 E., 2019/1121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yöndelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendigereği konuşlup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davaya konu ... mah. 3871 ada 16 parselde kayıtlı taşınmazın 7 nolu bağımsız bölümünü 11.05.2010 tarihinde satın aldığını, asansörün 2010 yılı Eylül ayında faaliyete geçtiğini, sürekli arıza yaptığını, kat hizasında durmadığını, ani iniş çıkışlar olduğunu, davalının talimatıyla asansörü kuran dava dışı ...
Asansör firması yetkililerinin sorunu bir türlü gideremediklerini, MMMO'nın yaptığı yıllık asansör kontrolleri sırasında asansör kullanımının can ve mal güvenliği açısından sakıncalı olduğunun belirtilerek kapatıldığını, asansörü yapan firmaya 20.000,00 TL idari yaptırım cezası verildiğini, davalının ayıbı giderme maliyeti yüksek olduğundan ayıbı gidermeye yanaşmadığını belirterek, sonradan davaya dahil edilen dahili davacılarla beraber şimdilik 1.500,00 TL bedel indiriminin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesi ile davanın miktarı 34.456,00TL olarak yükseltilmiştir.
Davalı, dava konusu asansörün arızasının ... Asansör firması tarafından giderildiğini, 3 yıldan beri asansörün kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne 1.500,00 TL alacağın dava tarihinden 32.956,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ve dahili davacılar, eldeki davayla, asansörde meydana gelen ayıpların giderilmesi için gereken bedelin tazminini bu mümkün olmadığı takdirde ücretsiz onarımını istemiştir. Davalı, dava konusu asansör arızasından kendisinin sorumlu olmaması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ile ek raporu hükme esas alınarak davacıların dava açmakta haklı oldukları anlaşıldığından 1.500,00 TL alacağın dava tarihinden 32.956,00 TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, daire malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava ilişikisi olan dava arkadaşlarının davaya dahil edilmesi zorunlu değildir. 6100 sayılı HMK.124. maddeye göre bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın rızası ile mümkün olup, taraf eklemek suretiyle taraf değişikliği yapılması mümkün değildir. Bu sebeple dava dilekçesinde gösterilmeyen ve zorunlu dava arkadaşı sayılması mümkün olmayan dava dışı kat maliklerinin muvafakati yahut dahili dava dilekçesi ile davaya eklenmesi mümkün olmadığından sadece asli davacı kat malikine isabet eden miktar bulunarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/15620, K. 2019/1121, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama