KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/15625 E., 2016/17718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıdan inşaat halinde iken imzalanan sözleşme ile birer bağımsız bölüm satın aldıklarını, sözleşmede konutların içinde yapılacak işlerin tek tek belirtildiğini ve 22.10.2009 tarihinde teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, tüm çabalara rağmen konutların sözleşmeye uygun bitirilip teslim edilmediğini, bunun üzerine tespit yaptırmak için mahkemeye başvurduklarını ve davalının yapılacak keşif öncesi konutları tamamladığını, buna göre 23.03.2011 tarihinde konutların oturulacak vaziyette kendilerine teslim ediliğinin kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 er TL kira tazminatının davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, dava tarihinden önce davalıya yolladıkları ihtar ile 1.200,00 er TL'lik kısım yönünden davalıyı temerrüde düşürmüşlerdir. Dava dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4.000,00 er TL talep etmişler, yargılama sırasında verdikleri ıslah dilekçesi ile de taleplerini arttırmışlardır. Bu durumda mahkemece ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmekte olduğu halde, ihtar konusu edilen miktardan kalan kısmın tümüne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/15625, K. 2016/17718, 5 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama