KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/16812 E., 2019/8894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalının, ... 10. Noterliği’nden verdiği 17.03.2009 tarihli vekaletname ile avukatlığını yaptığını, davalı için bir çok dava ve icra takibi yürüttüğünü, ancak vekalet ücreti olarak hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalıya ihtarname gönderdiğini beyan ederek, 17.03.2009 tarihi ile 18.01.2012 tarihleri arasında yerine getirdiği avukatlık görevi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hak edip te ödenmeyen 1.000,00 TL ile,
haklı istifa sebebiyle doğan ve ödenmeyen vekalet ücretlerine binaen 1.000,00 TL'nin her bir talep için ayrı ayrı hak ettiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafın kötü niyetle hareket ettiği açıkça sabit olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 329/1-2 maddesi gereğince davalı taraf aleyhine davaya konu alacağın %10'u oranında sözleşmesel vekalet ücreti ile 5.000,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacının haklı bir nedeni olmadan istifa ettiğini, hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, maddi zarara uğradığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile; 14.379,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren kalan kısmının ıslah tarihinden(30/12/2015) itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve somut olayın özelliğine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, alacağının tahsili için davadan önce 20.01.2012 tarihinde ihtar göndererek ödeme için 3 günlük süre vererek davalıyı 24.01.2012 tarihinden itibaren temerrüde düşürmüştür. Bu durumda alacağa temerrüt tarihi olan 24.01.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3-Somut olayda davacı; aralarındaki vekalet sözleşmesi gereğince davacıdan 14.619,25 TL’nin tahsilini talep etmiş. Mahkeme de davanın 14.379,00 TL’lik kısmını kabul etmiş ve davanın kısmen kabulü nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmetmiştir.
Ancak davalı lehine, karar tarihi olan 2016 yılında yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gereğince dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden reddedilen 240,00 TL'lik kısmı gereği 240,00 TL vekalet ücretinin takdiri gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davalı lehine red vekalet ücretinin maktu ücret üzerinden hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/16812, K. 2019/8894, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama