KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/17098 E., 2019/3745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, alacaklı olduğu 30.01.2008 keşide tarihli 9.000,00 TL meblağlı, 28.02.2008 keşide tarihli 7.000,00 TL meblağlı, 31.03.2008 keşide tarihli 11.500,00 TL meblağlı çekler yönünden ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/10428 esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattığını, söz konusu alacağı dava dışı ... Halı Tekstil San. Tic. Ltd.
Şti.'nden temlik aldığını, takibe konulan çeklerin TTK'nun 749.maddesine zamanaşımına uğraması sebebiyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, temel ticari ilişkinin davalı ile dava dışı ... Halı Teks. San. Ltd. Şti. arasında kurulduğunu, temlik alacaklısı olarak bu temel ilişkiye dayandığını, ...
3. İcra Hukuk Mahkemesinde zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılması talebinde bulunulduğunu, mahkemece verilen red kararının Yargıtay 12.HD tarafından bozulduğunu ve takibin zamanaşımı nedeni ile geri bırakılması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek ...
7. İcra Müdürlüğünün 2008/10428 E. sayılı dosyasında mevcut bulunan alacağın temel ilişkiye göre ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsil etme hakkı tanınmasını ve takibin devamına karar verilmesini, davalının yapmış olduğu zamanaşımı itirazının kaldırılmasını, mümkün olmaz ise ...
7. İcra Müdürlüğünün 2008/10428 E. sayılı dosyasından kaynaklanan 30.909,65 TL alacağın asıl alacağa 22.04.2008 tarihinden itibaren Merkez Bankası avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, takibin devamına karar verilmesi, davalının yapmış olduğu zamanaşımı itirazının kaldırılması talebi hakkında, icranın geri bırakılma kararı verilmeden işbu dava açılmış olmakla bu konudaki talebinin usul hükümleri gereğince reddine, davacının alacağın temliki suretiyle alacaklı olduğunun kabulü ile çek bedeli toplamı olan 27.500 TL'nin takip tarihi olan 22/04/2008 tarihin itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olayda uyuşmazlık, kambiyo vasfı taşımayan çeke dayalı alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, tarafların tacir olduğuna ilişkin dosyada iddia ve delil bulunmadığı gibi eldeki davada Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir.
Hal böyle olunca davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/17098, K. 2019/3745, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama