KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/17737 E., 2016/20924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu kredi nedeniyle kendisinden kredi kullanırken ve kredinin yapılandırılması sırasında haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.191,53 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş; bilahare talebini ıslah suretiyle 3.243,34 TL daha arttırmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 1.191,53 TL'nin 20/09/2012 tarihinden itibaren, ıslah edilen 3.243,34 TL'nin ıslah tarihi olan 21/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile, kullanmış olduğu kredi nedeniyle kendisinden dosya masrafı ve sair adlar altında tahsil edilen 1.191,53 TL'nin iadesini talep etmiş, bilahare talebini ıslah suretiyle 3.243,34 TL daha artırmıştır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacıdan, 1.920,00 TL işlem masrafı, 1.500,00 TL masraf komisyonu adı altında olmak üzere 3.420,00 TL kesinti yapıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece, 1.191,53 TL'nin 20/09/2012 tarihinden itibaren, ıslah edilen 3.243,34 TL'nin ıslah tarihi olan 21/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; ancak bilirkişinin tespit etmiş olduğu miktarı aşan kısma ne şekilde ulaşıldığı açıklanmamıştır.
Bilirkişi raporu ile tespit edilen kesinti miktarı 3.420,00 TL olduğu halde, Mahkemece gerekçesi gösterilmeksizin bu miktarı aşar şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/17737, K. 2016/20924, 10 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama