İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/17811 K.2019/12884

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2016/17811Karar2019/12884Tarih19 Aralık 2019Okuma4 dk · 894 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2016/17811 E., 2019/12884 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

894 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar asıl davaları ile; dava konusu 478 ada 302 parsel sayılı taşınmazı 28/12/1993 tarihinde 1/3 hisseli olarak tapuda ...’dan satın aldıklarını, taşınmazda satın aldıkları tarihte herhangi bir şerh bulunmadığını, ancak taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğu için açılan tapu iptali ve tescil davasının kendilerine 1995 tarihinde ihbar edildiğini ve bu tarihte tapuya şerh konulduğunu, söz konusu davanın kabulüne karar verilerek kesinleştiğini ancak bu kararın tapuda infaz edilmeden önce taşınmazı sattıklarını, bunun üzerine ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/244 E sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talepli yeni bir dava açıldığını, mahkemece tazminat talebinin kabulüne karar verilerek kesinleştiğini ve tazminat ödemek zorunda kaldıklarını, kadastroca malik hanesi doldurulmamış olsaydı bu gayrimenkulün kendilerine satılamayacağını, ...'ın Kadastro Mahkemesindeki davanın davalısı olup hakkında devam etmekte olan bir dava var iken kendilerine bu davadan söz etmeksizin gayrimenkulü satıp bedelini aldığını, ayıplı mal sattığını ileri sürerek, ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/244 E 2009/203 K sayılı kararıyla uğradıkları tüm zararlarını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açtıkları davada 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, birleşen davaları ile de; davalı ...'ın dava açılmadan önceki tarihte vefaat ettiğini ileri sürerek mirasçılarına ve hazineye karşı aynı taleplerde bulunmuşlardır.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacılar eldeki asıl ve birleşen dava ile.

1993 yılında ...’dan dava konusu taşınmazı satın aldıklarını, taşınmaz hakkında açılan tapu iptal ve tescil davasının 1995 de kendilerine ihbar edildiğini, taşınmazın 2001 yılında satılması nedeniyle aleyhlerine açılan davada tazminat ödediklerini ileri sürerek ödedikleri tazminatın bir kısmını ... mirasçılarına rücu etmişler; davalı ... mirasçıları ise davacıların taşınmazı tapuda bilerek satın aldıklarını ve iyi niyetli olmadıklarını savunmuşlardır.

Mahkemece ‘...davacıların kadastro mahkemesine ait 2002/1 E 2002/165 K sayılı dosyasında davalı oldukları ve taşınmazın bu dosyanın davacıları adına tesciline karar verildiğini bildikleri halde karar infaz edilmeden kararın infazını önlemek amacıyla taşınmazı tapuda 3. kişilere satmış olmaları nedeni ile iyi niyet ve tapu kaydına güvene ilişkin iddiasında bulunamayacakları, rücuen tazminat talepleri yerinde görülmediği...’ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya incelendiğinde; dava konusu taşınmazın evveliyatının muadil muhacirlerinden ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı taşınmaz olduğu, ölümü ile oğlu Kamber’in kendisini tek mirasçı olduğunu beyan ederek almış olduğu veraset ilamı ile tüm taşınmazları üzerine aldığı ve dava konusu taşınmazın da satış yoluyla ...’ye intikal ettiği,1940’lı yıllardan beri Kamberin kardeşi Mediha’nın mirasçıları tarafından açılan tapu iptali ve tescili davaları olduğu halde 1969 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında bu davalardan hiç bahsedilmeyerek tapu kaydının ... adına oluşturulduğu ve kadastro tespitinin 1971 yılında kesinleştiği,

... tarafından söz konusu taşınmazın 1993 yılında tapuda herhangi bir kısıtlama olmadan davacılara satıldığı, 1982 yılında Mediha mirasçılarınca açılan davalara devam edildiği ve Kadastro Mahkemesinin 1991/297 E 1996/13 K sayılı kararı ile önce davanın reddine karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 1998/1791-1886 sayılı kararı ile " M.K. 932 maddesi gereğince yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişiler iyi niyet iddiasında bulunamazlar.

1943 yılından beri sürmekte olan bir davanın tapunun aleniyeti ilkesi de nazara alındığında küçük bir çevrede bilinmemesi mümkün değildir, Asliye Hukuk davası devam ederken malik belirlenmesi de temelden yoksun olan bir işlemdir" gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine Kadastro Mahkemesinin önceki kararda direndiği, direnme kararının Hukuk Genel Kurulunun 2000/16-1312 Esas ve 2000/1647 K sayılı kararıyla oy çokluğuyla bozulduğu,

Kadastro Mahkemesince bozmaya uyularak 2002/1 E 2002/165 K sayılı kararı ile davacılar adına olan tapu kaydının bir kısmının iptal edilerek kadastro davasının davacıları adına kararda yazılı hisseleri nispetinde tesciline karar verildiği, karar kesinleşmeden taşınmazın tapuda satış yolu ile devredildiği, infaz ettirilemediğinden kadastro mahkemesinin davacıları tarafından ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/244 E sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescili olmadığı takdirde tazminat talepli bir dava daha açıldığı,açılan davanın ... ve hazineye ihbar edildiği, tazminat talebinin kabulüne karar verildiği ve davacılar tarafından kesinleşen bu ilam sonucunda tazminat ödendiği anlaşılmaktadır.

Davacılar ile davalı satıcı ... arasında 1993 yılında tapu sicil memuru huzurunda sözleşmenin düzenlendiği anda taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu ve herhangi bir şerhin bulunmadığı, dolayısıyla taşınmaz hakkında açılan davalardan davacıların haberdar olmadan taşınmazı satın aldığı kabul edilmelidir.

İşlem tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 189 (yeni BK 214) maddesinin birinci bendinde, "Bayi, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından bey’in akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mes'ul ve zamindir." hükmü yazılıdır.

Madde metninden de açıkça anlaşılacağı gibi mevcut ayıp ister subjektif bir haktan, isterse objektif bir hukuk kuralından doğmuş olsun satıcı, devrini taahhüt edip gerçekleştirdiği hakkın kendi malvarlığında mevcut olup olmamasından sorumludur. Devredilen hak, herhangi bir nedenle devri taahhüt edilen hakka uygunluk göstermiyorsa satıcı bundan sorumludur. Bu sorumlulukta alıcının zapt nedeniyle uğradığı gerçek zarar kadardır.

Hal böyle olunca; davacıların zapta karşı tekeffül hükümleri kapsamında satılan taşınmazda uğradıkları zararları nedeniyle akidi olan ... ve mirasçılarına rücu edebilecekleri değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/17811, K. 2019/12884, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17811
Karar No
2019/12884
Tarih
19 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/17814 K.2019/11043
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/17853 K.2019/12916
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/17863 K.2019/10978
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/17864 K.2019/11505
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/17875 K.2019/24292
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17890 K.2019/8416

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.