KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/17817 E., 2017/2028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve temlik alan avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl davasında, davalı lehine verdiği mühendislik ve danışmanlık hizmetleri karşılığında yaptığı harcamaların davalıdan tahsili ile birlikte, davalıya daha önce verdiği 07/07/2006 tarihli senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespitini, birleşen davasında da 28/01/2005 tanzim tarihli bir diğer senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı, asıl ve birleşen davada davanın reddini dilemiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, vefat eden davacı mirasçıları ve vefatından önce davacı alacağını temlik alan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl ve birleşen davada davacı alacak istemi ile birlikte davalı yedindeki senetlere ilişkin menfi tespit isteminde bulunmaktadır. Davalı, açılan davaların ayrı ayrı reddini dilemiş olup mahkemece davanın reddine karar verilmiş, gerekçeli kararda hakim ve zabıt katibinin ad ve soyadları yer almamıştır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde hükümde olması gerekli hususlar açıkça yazılmış bulunmaktadır.
Bu kapsamda “a” bendinde hükümde, Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları’nın bulunması gerektiği belirtilmiştir. Yerel Mahkemece 16/09/2014 tarihinde verilen gerekçeli kararda hakim ile zabıt katibinin ad ve soyadları yer almamaktadır. Bu husus açıkça HMK hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup, hükmün infaz kabiliyetini ortadan kaldırmaktadır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre temyiz eden davacı mirasçıları ile temlik alanın temyiz itirazlarının bu aşamda incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/17817, K. 2017/2028, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama