KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18085 E., 2019/7779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 08.05.2009 tarihinde davalı siteye ait bahçenin çimlerini biçerken yine siteye ait çim biçme makinesine parmaklarını kaptırmak sureti ile yaralandığını ileri sürerek asıl davada ıslah ile 14.699 TL maddi tazminatın ve 24.06.2015 tarihli birleşen davası ile de 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, asıl davada davanın reddini dilemiş birleşen davda ön inceleme zaptında zaman aşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, 14.699,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 5000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı siteye ait bahçenin çimlerini biçerken yine siteye ait çim biçme makinesine parmaklarını kaptırmak sureti ile yaralandığını ileri sürerek asıl davada maddi birleşen davada ise manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, asıl ve birleşen davanın reddini dilemiş; mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki; davalı birleşen davanın ön inceleme zaptında zaman aşımı definde bulunmuş olup, Mahkemece davalının zaman aşımı def’i hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 137 ve 138. maddeleri gereğince birleşen davada öncelikle davalının zaman aşımı savunması hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, bu konuda bir karar verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18085, K. 2019/7779, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama