KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18214 E., 2018/2604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Asil ... ve vekilleri avukat ..., vekili avukat ... ile davalı ... Hav. Taş. Tic. A.Ş. vekili avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 01.12.2012 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, kendisinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının sadece 2 aylık ücret ödemesi yaptığını kalan ücretleri ödemediği gibi, hizmet almayı da bıraktığını, bu şekilde sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 4. maddesine göre sözleşmenin 5 yıllık yapıldığını, aynı sözleşmenin 6. maddesine görede davalı sözleşmeyi gerekçesiz olarak feshettiğinden kalan ücretleri de ödemesi gerektiğini, ücret alacağının tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davanın açıldığı 06.05.2014 tarihi itibariyle ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi zorunludur.
Dava konusu olay da hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık olduğundan, davacının tacir olmadığı,davanın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde Türk Ticaret Kanunun 5/3 gereği davanın görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü zorunludur.
Bu itibarla eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18214, K. 2018/2604, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama