KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18226 E., 2018/3888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ..., ..... köyü sınırları içerisinde bulunan Devlet ormanlık sahasında, davalı şirkete golf, atıçılık ve turizm tesisleri yapmak üzere Orman Bakanlığının olurları gereğince izin verildiğini ve davalıdan taahhütname alınarak sahaların davalıya teslim edildiğini, izinlerin kapsamları ve taahhütname hükümleri gereğince izin verilen alanda tesislerin yapıldığını, ancak taahhütname hükümleri gereğince arazi kullanım bedelleri ile gayrısafi hasılat bedellerini ödemediğini ileri sürerek, toplam 586.345,11 TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının tacir olduğu, bir taraf için ticari sayılan işin diğer taraf içinde ticari sayıldığı gerekçesiyle Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile yapılan taahhütname ve protokol kapsamında ödenmesi gereken arazi tahsis bedeli ile gayrısafi hasılat bedelinin tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davanın taraflarından olan davalı tacir ise de, davacı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 19.8.2015 tarihinde açılmıştır.
O halde, mahkemece, işin esasına girilerek taraf delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18226, K. 2018/3888, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama