KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18248 E., 2019/2597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, cadde ve sokakların temizliği, tıbbi atıkların toplanması ve taşınması işinin ihale ile dava dışı iş ortaklığına verildiğini, gerçekleştirilen bu ihale nedeniyle iş ortaklığını oluşturan şirketlerden ... Kömür Hay.Nak.İnş.Oto. Tem.Yem.San.Tic.Ltd.Şti'den davalı bankaya ait 73.300,00 TL bedelli teminat mektubu alındığını, iş ortaklığı tarafından ödenmeyen ... prim borçlarının tahsili amacıyla, kesin teminatın nakde çevrilerek geçmiş dönem prim borcunun ödenmesine yönelik talebe, davalı bankanın olumsuz yanıt verdiğini, talep üzerine teminat tutarını ödeme yükümlülüğü bulunan bankanın yasa hükümlerine aykırı davradığını ileri sürerek; teminat tutarı olan 73.300,00 TL'nin 24.03.2014 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, teminat mektubunun iş ortaklığı lehine düzenlenmediğini, tazmin talebinin ekinde ...'ya ait herhangi bir borç belgesi sunulmadığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, teminat mektubu nedeniyle bankanın sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 73.300,00 TL'nin, teminat mektubunun nakde çevrilmesi için yapılan başvuru tarihi olan 24.03.2015 tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyizi bakımından; davada faiz başlangıç tarihine ilişkin talep, teminatın nakde çevrilmesi için yapılan yazılı başvuru tarihi olduğu ve mahkemece de bu tarih faiz başlangıç tarihi olarak kısa kararda ve gerekçeli kararda esas alındığı halde, 24.03.2014 yerine, maddi hata yapılarak 24.03.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18248, K. 2019/2597, 27 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama