KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18274 E., 2018/3915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-karşı davalı
- ... vekili avukat ...
- Davalılar-karşı davacılar
- 1-..., 2-... vekilleri avukat ...
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar-karşı davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, nişanın bozulmasından dolayı uğradıkları ileri sürdükleri maddi ve manevi zararlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiş; davalı ... karşı dava olarak davacı ...’a ödünç olarak verdiği 2.500,00 TL’nin ödenmediğini ileri sürerek 2.500,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Aile Mahkemesi’nin görevine girmeyen ödünç ilişkisi yönünden tefrikle birlikte Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kararı temyiz eden davalı-karşı davacının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinde, “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.”
Aynı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasında, “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerine mahkum eder.”
Aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” Hükmü mevcuttur.
Öte yandan yine aynı Kanunun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinin 1/ğ bendinde de, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri kapsamında bulunduğu açıkça belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümleri değerlendirildiğinde, görevsizlik kararı verilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevsizlik kararı veren mahkemece değil, dosyanın gönderildiği mahkemece hükme bağlanacağı, ancak süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebiyle başvurulmaması durumunda, talep üzerine görevsizlik kararı veren mahkemece yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulacağı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda vekalet ücretinin de yargılama giderleri kapsamında olduğu ve görevli mahkemece hükmedilebileceği, ancak az yukarIda belirtilen şartların oluşması halinde görevsiz mahkemenin yargılama giderleri kapsamında olan vekalet ücreti ile ilgili hüküm kurabileceği göz ardı edilerek, şartları oluşmadığı halde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18274, K. 2018/3915, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama