KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18468 E., 2019/4370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2019
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
.....
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...... aracılığıyla davalı bankalardan kullandığı krediler nedeniyle, emekli maaşının tamamının bloke edildiğini, mevzuata göre, maaşının ancak 1/4'nün kesilebileceğini ileri sürerek; yasal olmayan blokenin kaldırılmasına, maaşından kesilmesi gereken 1/4 miktar tenzil edildikten sonra, kalan maaşının kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, kredi sözleşmelerinin tarafı olmadıklarını, bu ve benzeri işlemlere aracılık yaptıklarını savunmuş; diğer davalıların vekilleri ise, alınan taahhütname, talimat ve temlikname ile borcun ödenmemesi halinde mevduat ve hesapları üzerinde bloke, hapis, mahsup ve takas yetkisi verildiğini beyanla, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, kredi sözleşmeleri gereğince, kredinin geri ödemelerinin davacının maaşından yapılacağının açık şekilde kararlaştırıldığı, ortada bir haciz işleminin bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tüketicinin, 6502 Sayılı Kanunun 73/2 maddesine göre harçtan muaf olduğu, aleyhine harca hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 437/7.maddesi hükmü gereğidir.
....
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18468, K. 2019/4370, 1 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama