KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/19211 E., 2018/3074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.04.2009 tarihli temlik sözleşmesi ile dava dışı şirketin kullandığı ticari kredi nedeniyle doğan borcunu ödemek suretiyle banka alacağını temlik aldığını, davalının kefil olduğunu ve bir kısım tahsilattan sonra kalan 53.590,39 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davanın açıldığı 19.07.2012 tarihi itibari ile ayrı Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan,taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi zorunludur.
Dava konusu olay temlik sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık olup, temlik sözleşmesine konu kredi genel ticari kredi niteliğinde olmakla birlikte krediyi çeken de tacir olduğundan davanın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gözetilerek davanın görüm ve çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun kabulü zorunludur.
Bu itibarla eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın esastan kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/19211, K. 2018/3074, 14 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama