İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/19349 K.2019/8754

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ... yönünden reddine, ... yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar ve davalılar avukatınca temyiz…

Esas2016/19349Karar2019/8754Tarih24 Eylül 2019Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/19349 E., 2019/8754 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ... yönünden reddine, ... yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar ve davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, ... ili, ... ilçesi, 1657 ada, 68 pafta, 170-171 ve 173 parsellerde hissedar olduklarını, davalı ...'ın da bu parsellerde hissedar olduğunu ve davalıya ait hisselerin taraflarına satımı konusunda aralarında 21/06/2013 tarihli yazılı gayrimenkul satım sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'in de emlakçı olduğunu ve sözleşme altında imzasının bulunduğunu, sözleşme imzalandığı tarihte 200.000,00 TL nakit, 30.000,00 TL banka yoluyla ve daha sonra da 10.000,00 TL tutarlı çek ile toplamda 240.000,00 TL kapora verildiğini,

bakiye bedelin tapu devri için belirlenen tarihte ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak davalı ...'ın tapu devrini gerçekleştirmediğini, bunun üzerine davalı ... tarafından kendilerine gönderilen ihtarla, sözleşmeye göre nakit verilen 200.000,00 TL'nin 100.000,00 TL'sinin cezai şart olarak kesildiğini, kalan 100.000,00 TL'nin ise kendilerine iade edildiğinin bildirildiğini, tapu devrinin davalı ... tarafından gerçekleştirilmemesine rağmen kendilerinden cezai şart kesilmesinin ve ödenen toplam kaporanın 240.000,00 TL olmasına rağmen 200.000,00 TL olarak belirtilmesinin yerinde olmadığını iddia ederek,

kaparodan bakiye kalan 140.000,00 TL'nin 100.000,00 TL'sinden davalıların birlikte sorumlu olduğu ve kalan 40.000,00 TL'den ise davalı ...'in sorumlu olduğu açıklaması ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itirazlar üzerine itirazların iptali ve takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından bu yöndeki talebinin reddine; davalı ... yönünden davanın kabulüne, ... 1. İcra Müd. 2013/18805 E.sayılı takip dosyasında borçlunun 100.000,00 TL üzerindeki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

Davacı, yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi nedeni ile verilen kaparonun iade edilmeyen kısmının tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.

Davalı ..., davacılarca verilen kaparonun 240.000,00 TL değil 200.000,00 TL olduğunu, ayrıca davacıların tapu devri için kararlaştırılan tarihte herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle tapu devrinin gerçekleşmediğini, böylece sözleşmede geçen 100.000,00 TL cezai şartın kaparodan düşümü ile kalan bedelin davacılara iade edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.

Davalı ... ise, sözleşmeyi tanık sıfatı ile imzaladığını, sözleşmenin tarafı olmadığını, davacılarca verilen paraların davalı ...'a verilmek üzere yediemin olarak yedinde tuttuğunu, ayrıca 30.000,00 TL banka havalesi ve 10.000,00 TL çek bedelinin 200.000,00 TL kapora bedelinin içinde olduğunu, cezai şart için kesilen bedeli diğer davalıya verdiğini, kalan 100.000,00 TL'yi ise davacılara iade ettiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, sözleşmede 200.000,00 TL peşin ödeme kararlaştırılması ve akabinde 30.000,00 TL banka havalesi yapılması ve sözleşmeden hemen 3 gün sonra 10.000,00 TL çek ile ödeme yapılması, tüm bu ödemelerin 200.000,00 TL ödeme tutarını tamamlamak için olduğu kanaati ile toplam ödenen kaparonun 200.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.

Ayrıca, şekil şartlarına uygun düzenlenmeyen sözleşmenin ifa edilmemesi ile de davalı tarafından alınan cezai şart bedelinin davacılara iade edilmesi gerektiği kanaatine varılarak davalı ... yönünden davanın kabulüne; davalı ... yönünden ise, diğer davalının fiili vekili olarak hareket ettiği, sözleşmeden anlaşıldığı üzere taşınmazın satışı ve kaparonun ödenmesinde aracılık yaptığı, paranın ödenmesi ve iadesinden sorumlu olmadığı, ayrıca davalı ...’in sorumlu olacağına dair sözleşmede bir düzenleme getirilmediği gerekçeleri ile bu yönde itirazın iptali talebinin husumetten reddine karar verilmiştir.

1-Davalı ...'in temyizi yönünden yapılan incelemede; mahkeme kararı davalıya 18/02/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı, kararı 23/03/2016'da temyiz ettiğinden, 15 günlük yasal temyiz süresi geçmiştir. Süresinden sonra verilen davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davacılar tarafından süresinde sunulan 26/02/2016 tarihli temyiz dilekçesi ile duruşma talebinde bulunulmayıp, daha sonra verilen 19/04/2016 tarihli dilekçe ile temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasının talep edildiği anlaşılmış olup; duruşma talebi temyiz süresi içinde yapılmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli karar uyum içinde olmalıdır. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 6100 Sayılı HMK 294 ve 297 maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış.

6100 Sayılı HMK 297/son maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında;

açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olduğu belirtilmiş yine anılan kanunun 298/2. maddesi gereğince de; gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.

Temyize konu davada, mahkemece, kararın gerekçesinde "...davalı ... yönünden ise yukarıda izah edildiği üzere kısmen kabul kısmen reddi ile 100.000,00 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekmiştir." denilmiştir. Oysa ki, hüküm fıkrasının 2. Bendinde "Davalı ... yönünden davanın kabulü ile; ... 1. İcra Müd. 2013/18805 E.sayılı takip dosyasında borçlunun 100.000,00 TL üzerindeki itirazının iptali ile , takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine," karar verilmiş ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Bu husus açıklanan yasal düzenlemeye göre HMK 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirir.

4-Bozma nedenine göre davacıların ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'in temyiz dilekçesinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına yönelik taleplerinin reddine, 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 4. bentte açıklanan nedenlerle davacıların ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacılara, 29,20 TL harcın davalı ...'e 1.707,75 TL harcın davalı ...'a iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/19349, K. 2019/8754, 24 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/19349
Karar No
2019/8754
Tarih
24 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/19350 K.2019/16495
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/19351 K.2019/16954
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/19352 K.2019/9200
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/19354 K.2019/8332
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/19355 K.2019/9266
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/19356 K.2019/8395

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.