KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/1965 E., 2017/8744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya güvenerek davalıya ait icra dosyasına borç para gönderdiğini, ısrar ve ihtarlarına rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali,takibin devamı ile takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davada davalının borçlu olduğu icra dosyasına gönderdiği 250.600 TL’nin faizi ile birlikte ödenmesi için icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş, davalı ödemenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığını,eğer borç olarak verilmiş olsa bu kadar yüksek bir miktarın mutlaka yazılı belgeye bağlanacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece havale dekontunda gönderilen paranın borç olarak gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı,ispat yükünün alacağın varlığını iddia eden davacıda olduğu, miktar itibariyle tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığı ve davacıya yemin delili hatırlatılmasına rağmen kullanmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Ancak hukuki ilişkiyi nitelendirme hakime aittir.
Somut olayda,gönderilen para davalıya değil, davalının borçlu olduğu icra dosyasına gönderilmiştir. Dolayısıyla eldeki havale bir borcun ödenmesi niteliğindeki klasik havale ilişkisi olmayıp, başkasına ait borcun üstlenilmesi niteliğindedir. Bu durumda ödenmeyen borcun istenilmesi haklı ve yerindedir.
Hal böyle olunca, davacının alacağa ilişkin ispat yükünü yerine getirdiği, davalının da borcun varlığını miktar itibariyle yazılı delille ispatlayamadığı ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı hususu birlikte değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosya kapsamına, mahkeme kararının dayandığı delillere ve özellikle mahkemenin delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılmadığımdan usül ve yasaya uygun mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyim.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/1965, K. 2017/8744, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama