KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/1976 E., 2017/10352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile dava dışı ... ... ve ... ... imzaladığı sözleşme ile kullanmış oldukları tüketici kredisine kefil olduğunu, davalı bankanın .... Şubesinde maaş hesabı bulunduğunu, davalı banka tarafından dava dışı ... ... ve ... ... ... borçlarına binaen maaş hesabından rızası ve bilgisi dışında aktarım yapıldığını, maaş hesabına bloke konulduğunu, maaşını alamadığını, banka tarafından yapılan işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasını, hesabından aktarılan bedellerin ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava tarihi olan 21.10.2013 tarihinde yürürlükte bulunan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi, Tüketici işlemi Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade eder.
4077 sayılı yasanın 23. Maddesi bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 4077 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı tüketici ile davalı ... veren arasında tüketici kredisine ilişkin sözleşme imzalanmış, davacı, davalının bu sözleşmeye aykırı davrandığı iddiası ile eldeki davayı açmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/1976, K. 2017/10352, 27 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama