KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/20341 E., 2019/3025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar; ...
Köyü Muhtarlığı tüzel kişiliğinin davacı, murisleri ...'un da davalı olduğu Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/123 Esas sayılı dosyasından verilen kararın icra takibine konulması neticesinde murisleri tarafından 26.11.2011 tarihinde 17.000 TL ödeme yapıldığını, daha sonra ilgili kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, sonrasında da verilen davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiğini, ancak murisleri tarafından yapılan ödemenin iade edilmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başlandığını, davalının borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu,
davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir."
1-Davacılar, murisleri ... tarafından Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/123 Esas, 2011/51 Karar sayılı ilamı sebebiyle... Köyü Muhtarlığı tüzel kişiliğine 26.11.2011 tarihli protokol gereği 17.000 TL ödeme yapıldığını, ilgili kararın bozulması sonrasında davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiğini ileri sürerek, murisleri ... tarafından ödenen 17.000 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de, işlemiş faize hükmedilebilmesi için davalının TBK 117 (eski TBK 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda, davacılar davalıya 08.12.2014 tarihinde tebliğden itibaren 7 gün içerisinden borcun ödenmesine ilişkin ihtar göndermiş, davalı ihtara, 30.01.2015 tarihinde ilgili kayıtlarda davacıların murisi tarafından yapılan bir ödemeye rastlanılmadığı gerekçesiyle belirtilen bedelin ödenmeyeceğini beyan ettiği bir yazı ile cevap vermiştir. Dosya kapsamından davacılar tarafından gönderilen ihtarın davalıya ne zaman tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, bu ihtarın tebliğ tarihi araştırılıp ihtarda verilen süre gözetilerek temerrüt tarihinin belirlenmesi, buna göre de temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için işlemiş faize hükmedilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile ödeme tarihinden itibaren işlemiş faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir."
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/20341, K. 2019/3025, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama